20060526

yanlis hayat, yanlis insan

Yildiz Tilbe'yi muzikal anlamda sevemedim hic, ama ondaki delilik her zaman ilgimi cekti. Sanki evsizleri, ezilmisleri, gayleri temsil etti, olcusuzluguyle, agresyonuyla. Kendime yakin buldugum yanlari oldu hep: sanki o da ne dedigini sonradan duyarmis gibi bazen mesela. Manik depresif halleriyle etrafindakileri korkuturmus gibi, bulundugu yere oturmazmis gibi, mutlu olmamak icin elinden geleni yaparmis gibi. Burcumuz aynidir belki de, kimbilir. Yildiz Tilbe benim icin bu sarkiyi yazan kisidir, en manidar yerli sarkiyi, Tarkan'in soyledigi hani.. Ne zaman duysam bir yerlerde sesini acar bagir bagir soylerim. Genzim yanar, aglama geldi sanarim. Yanlis zaman, yanlis insan... Kendimi bildim bileli kendimin bir adim onunde kaldim karar verme anlarimda. Sanki golgem benden once, ben dusunmeden once karar veriverdi her zaman, ben degil. Her kararimin ilk yankisinda anladim ki bir yanlislik var burada, ama iste, cok gec artik, cok gec.
.
Dun, her gunden daha yanlisti benim icin. Yanlis bir meslegim vardi, bana uymayan, kiyafetlerim yanlisti, yakismiyordu bana, isim cok yanlisti, is arkadaslarim kim tanimiyorum. Yaptiklarim yanlisti, ben degildim konusan soyleyen yapan.
Dun, adamin biri, yapmasi gereken bir isi yapmak icin benden rusvet istedi. Oyle, dumduz. Curetkar utanmazligiyla. Ben yerin dibine girdim. Her zamanki gibi cenem once calisti, idrak edemeden "tabi" dedim. Ic sesimin kufuruyle kendime geldim, " ehem ben bi mudurumle de konusiym" dedim. Bu sefer ic ses "is kaciyor, salaklasma" dedi. Elim kolum dolandi. Ben kimim orada ne yapiyorum bilemedim. Yanlisti. Adam giderken elimi sikti. Dondum, arkadasima "ben galiba kirlendim" dedim. Guldu... korkak, akilsiz, kendini bilmez, abuk insan. ben. tutunamayan.
.

4 comments:

Margot said...

Sevgili Hera,
Bu sabah Esperanza ile konuşurken, Margot olarak yapmam gereken işi bu kadar geç keşfettiğime hayıflandığımdan bahsettim. Sonra da dedim ki sanki biri hep benim hayatımı yaşamış, ben şimdi hayatımı geri almaya çalışıyormuşum gibi hissediyorum. Onda da aynı duygu olurmuş meğer.
Demem o ki, bunu tutturan insan zaten pek az. Şanslı azınlık onlar, doğar doğmaz yüzmeyi akıl eden şanslı ördekler! Ama olsun kendini hiç üzme, içgüdümüz hala bakidir. Sen de nerede iğreti duruyorsan eğer, cesaretini topla bir yan yoldan başla aramaya. Ben elini tutarım komşum. Hiç tasan olmasın. Mail adresimi biliyorsun, yazmak istersen burdayım.

hera said...

Margotcugum,
boyle anlamli bir dokunus az bulunur, dokunabildiklerinde dahi. tesekkur ederim, simdiden:)

witnessofbozaci said...

Buraya nasil geldim bilmiyorum, galiba Margotu takip edip geldim. Ben de bir zamanlar severdim o sarkiyi, Tarkan'in sevdigim tek sarkisiydi... Sonra belki etkisinde kaldim sarkinin ne bilelim biz, bir gun kirli bir gomlegi cikarir gibi isimi biraktim, oyle.. Daha baska seyler de yaptim, burada yazilmayacak.. Gecenlerde bu konuda ben de yazmistim, "30 Saniye" basligi ile..
Olur oyle arada..
Blog'unuzu begendim, takiptesiniz :)

hera said...

sevgili witnessofbozaci, hosgelmissin. isini birakis oykunu dinlemek isterim elbette.. bloglarindan takip ederim istersen
sevgiler