20050822

bir seyin beyinde bitmesi -ya da baslamasi


.
"ben beynimde coktaan bitirdim" demisti o zaman... bense (sanki) inanmamakta direniyordum hala. Once kalp durur, sonra beyin ya hani, ve o iki olum arasinda olan bitenlerle ilgili sayamayacagim film, teori, dusunce okuyup gordukten sonra, hala dusunurum: kalpte bitmeden beyinde biter mi?
.
Kendimi tarif etmem gerekse listenin baslarinda "kendine verdigi sozleri cokca tutamayan insan" olurdu herhalde... Ornegin yillarca "surekli spor yapan biri olarak yasamak" fikriyle yasadim. Sonuc: hala fikriyle yasiyorum!. Daha basiti: Her sabah su icecegim diyorum, beynim dogruyu seciyor, ama kalbim asla! Sabah kalkmakla evden cikmak arasinda eger gozume bir bardak ilisirse ne ala, yoksa -kalbimin hafizasinin iyi olmamasindan herhalde- yine unutuyorum, yine unutuyorum. Ben mi kendime soz geciremiyorum (= istemiyorum), yoksa disiplin ve inanc duyma denen yetenekler dagitilirken ben armut mu topluyordum?? (evet baba'nnecigim, hala hatirliyorum:))
.
Bir seyin beyinde bitmesi -ya da baslamasi gercekten bittigi -ya da basladigi anlamina gelir mi? Beyinde bitirmek ne demektir? Bir konunun -artik- yeterli olduguna kani olmak, inanmak midir? O zaman korkularimizi bitirebilir miyiz acaba? Peki ya sevgilerimizi, nefretlerimizi..? Kalbimiz riza gostermeden beynimiz ikna olur mu? Ihanetle ilgili tum metaforlarin kalpten gectigi bir dili konusuyoruz diye dusununce, onceligi kalpten inanmak, kalpten sevmek ve kalpten istemek aliyor bana kalirsa. Bazi nesnelerle oyle derin baglar kuruyoruz ki beynimizde bitirmek hayli zorlu bir surec oluyor mesela. Zincir icici dedikleri turde sigara bagimlisi bir arkadasim, yemek yemesinin tek sebebinin arkasindan ictigi 1 sigaranin zevki oldugunu soylemisti. Ona sigarayi beyninde bitirmesini tavsiye etmek ise yarar miydi acaba?
.
Iste tam o anda kelimeler kendiliginden aciga cikiverdiler: "bu yaptigini en son yapan insanla..."HANI BEYNINDE BITIRMISTIN!? Evet beyninde bitirmisti!! Gercek bundan ibaret.
.
Demek ki: Bazi seyleri beynimizde bitiriyoruz, ama, hangi yarayi sararsak saralim saniyorum once temizlememiz gerekiyor.
Demek ki: Once yuzlesmeli, kalbimizi dinlemeli ve her olumde oldugu gibi once kalbin vazgecisini idrak edebilmeliyiz... Yoksa yillar geciyor, bir gun duygusal hafizamizdan birsey bizi durtuyor ve uyuyan prenses uyaniveriyor.
Demek ki: Beynimize illa bitireceksin diye zorlamak yerine bazi bitirisleri -ve bazi baslangiclari- zamana birakmayi deneyebilecek cesaretli cocugu ayaklandiracagiz once.
Demek ki: Her beynimde bitirdim diyene kalbimizle inanmayacagiz.
.....
.
Bu postu yazmayi planlarken es zamanli olarak, yoga hocamiz Irma'nin deyimiyle "aura sahibi" asci ve blogcu, tatli dilli Tijen Inaltong ile sekeri/cukulatayi birakmak uzerine gorus alisverisinde bulunuyorduk. Tijen sekeri "beyninde bitirdigini" soyledi. Kalben inanmasam da (saka:)) umuyorum ki seker sevenleri beyninde bitirmedi ve sekerli tatlili tariflerini okumaya devam edebilecegiz, arada bir de olsa.

11 comments:

yuvakuran said...

Beyinde hicbirsey bitmez- kor halinde yanar durur!

e said...

biter, kanımca. beyin ölümleri çok acıdır ama vardır, olacaktır. beyinde bir kırmızı otomatik lambası belirir zamanla. on ve off. bu kadar. çok kereler ölmeyi göze almış insanlar, küllerinden doğmanın zevkine vardıkları zaman artık ölüm, ister beyin ölümü ister kalp, ister en saklı zaaf ve tutku gülünç oluverir, olanca çıplaklığı ile. usulca. sessizce. bazen de sesli. çok mu acımasız? değil, çok fazla acımalı hatta.

Oya Kayacan said...

Beyinde biter ama kalpte bitmez falan gibi yorumlarla ortayı bulmak gerek bence. Yoksa beyni olanın beyninde herşey biter.

bilginc said...

bende de beyinle kalp elele tutusarak birlikte hallediyor uzerlerine dusen her ne olursa...oyle iyi anlasiyorlar yani...biri istemiyorsa oteki de mutlaka saygi gosterip ayak uyduruyor bu karara..her zaman saygiliyim ve kulak veriyorum karar ne olursa...bazen hedeflerimle, olmasini yada olmamamsini istediklerimle celisiyor olsalarda..

Defne Koryurek said...

pansuman recetesi alis verisimize yonlendirilmis bir ekleme yapmak istiyorum sevgili Hera..

kucuk bir alinti once:

"i didn't answer. i had heard these arguements before. i had used them myself. they tell some truth, but not all the truth, and the truth they deny is a truth about the heart. the body can endure compromise and the mind can be seduced by it. only the heart protests.

the heart. carbon-based primitive in a silicon world."

orijinalini okumadim, sadece alintiyla karsilastim. eksi sozluk'te, elbette. kaynak yazarin adini vermis, jeanette winterson. ama bu cumlelerin nerede gectigini degil... her neyse.

haklisin. aklinda, beyninde cozmek yetmiyor. kalp hep hatirliyor. ama bizi biz yapan, su not alip durdugumuz can dostumuz makinalarimizdan ayiran da o degil mi? bence akil karar verir ve uygular, kalp tecrube eder ve hatirlar. hayati yasamaya deger kilan ikisinin birden hakkini veren kiside olmasidir.

kalbinin ve beyninin keyfini cikart sevgili Hera. birak zitlassinlar. anilar boyle birikiyorlar.

sevgiler,
D.

hera said...

yuvakuran ve elif- sertliginiz beni irkiltti yorumlarinizi okudugum an.. keske daha detayli yazsaydiniz sizi boyle sertlestiren deneyimler hakkinda (merak diyelim:))

oyacigim- bana biri bu tartismayi getirseydi senin gibi hissederdim; mesafeli. ne var ki 40 kere soyleyince birseyi anlam kaymasi yasarsin, ya da anlam yitmesi, oyle bir noktada idrak oluyor insanda ve artik duymak istemedigimden boyle bir tartisma actim.

bilginc- denge ah denge yok mu.. (yok hakkaten yok)

defne- soyledigine hem gulumsedim, hem de -sonra- cok iyi hissetmedim. bu ironiye bile hazir degil miyim acaba?belki "uluorta"likla ilgilidir, simdi bilemedim. damardan devam diyelim o zaman...

evet, alinti oturuyor sonuc cumlesi olarak: "mind can be seduced by it"
eski yarim Nietche'ye donuyor yine is yani: ben gonlu yaraliyken bile derin olani severim demis ya.

yuvakuran said...

Sertlik degil ancak bana oyle geliyor! Bazi seyler oylesine korlanip duruyor.

bilginc said...

bir tek olume care yoktur..
onda da yapacak hic bir sey yoktur..
ondan baskasi duzelir-duzeltilir

Defne Koryurek said...

sevgili Hera,

ulu orta yazismamizdir iyi hissettirmeyen, tahmin ederim. en basit pansumani yaparken bile hemsire kapatir perdeleri, ne de olsa. biz acmis yara ve iz karsilastiriyoruz, ulu orta hem de.

ancak tekrar fisildamama izin verin lutfen, hayat denilen sey 15, 37, 63 ya da 80 yasimizda oturup, elimizde bir bardak cay sokaga bakarken, pencereden, kendimize dair hatirlayabildiklerimizdir. kimisi ekleyebilir, elbette ...ve baskalarinin adimiz gectiginda hatirlayabildikleridir, diye. secimi siz yapin. ama her halukarda derim ki, akliniza ve kalbinize guvenin. anilar onlar demek. onlarsiz hayat yorgun evlerde, caresiz kalmis, unutulmus kadinlarin tum gun bekleyip her ogleden sonra seyrettikleri o bitmez tukenmez Latin dizileri olurdu.

sukredin... aciyan bir kalbiniz ve bu cumlelere, bu diyaloga sebep bir akliniz oldugu icin.

sevgilerimle,
D.

Mutfakta Zen said...

yoksa bu sitene biraktigim ilk mesaj mi?
öyleyse ne ayip!
beyinde bitirmek..
seker benim için güzel ve aci bir sürü aniyi barindiriyor. bayramlarda kilolarca yenen tatli, gece kalkip yenen tatli, sabah erkenden uyanip yenen tatli, krizler, gidip tatlicidan yarim kilo alinip yenen tatli.
bir yerde dur demek gerekiyordu.
bir kere uzaklasmazsaniz vücut hep istiyor. eh, beyinde vücudun bir parçasi.
bir süre sonra (belki sigarayi birakanlar gibi) azicik yemekle tatmin olunan yere gelinir.. simdilik gelinmis gibi ama kimbilir yarinin dün gibi olmayacagini?
tijen

ahmet said...

beyin de bitirmek ten ziyade beyine hükmetmek, hükmedebilmeye çalışmak daha gercekci olmazmı.
bu arada benim genelde nick im capitano dur (msn,icq)