20070112

reklamlari izlediniz. simdi reklamlar.

elime bir kahve alip bilgisayarin karsisina tekrar oturdum. Bu bir kahvelik boslukta biraz gezedurmak niyetim, yemekci bloglari, aksama da sifali birseyler lazim hem, hastaliktan cabuk siyirmak icin yakayi.. Bir blog sectim rastgele; efendim bir yeni yemek kitabi basilmis, yazari bir hanim, bu blogcuya surpriz olarak gondermis kitabini (burada sevincle el cirpilacak). Kendisinin "okuruymus" da bu yazar, ondan. pofff. baska bloga gectim. Ayni yazar hanim, bu blogcu hanima da yilbasi paketi gondermis (aman da paketi ne janjanli!): Ayni yemek kitabi. Baska bir yemek ureticisi, baska bir blogcu hanima yeni yil paketi gondermis. "Iste gonderdigi seylerden yaptigim mamalar burda!" yazisi. Baska birisi diyor ki "zeytinyagini surdan alin", sanki 40 yillik zeytinyagi tadimcisi kendisi. Okuyunca anliyoruz ki, zeytinyagi ureticisi yazliktan komsusu...
Anlayacaginiz benim kahve arasi oldu neye niyet neye kismet.
.
Kendi kendimize baslattigimiz bu oyunu ne cabuk tukettik... Benim dedigimiz kaleleri ne cabuk satiliga cikardik, ikinci el pazarinda. Nedir yani, saniyor musunuz ki kara kasiniza ve de yazarasciliginizin benzersiz ve tek olusunadir bu yeni heyecan?. Hani var ya bir masal, biri pisirmis, biri almis, biri kesmis, biri yemis biri de hani bana hani bana demis... Iste dunya, ayni yorungeden donuyor, ve ben, 10 dakika aralarimi da satiliga cikariyorum.
.
Bu blog araciligiyla pazarlama isini kitabinca yapan da yok degil tabii. En duzgun ornek, yakin mahallelerden mesela: http://mantarci.blogspot.com/ Uretiyorum, tatli tatli pisiriyorum diyor. Alip almamakta serbestsiniz yani. Hersey acik, hersey durust, olmasi gereken zeminde. Laf arasinda cumlede kullanip "alin bu da size" demek yerine. Bir de size rustunu zaman suzgecinden gecirerek ispat etmis, tarafsiz olmak adina guven telakki eden bir blog ornegi: http://www.mutfaktazen.blogspot.com/. Mutfaktazen pazarlama amaci gutmeden, pazarda kendi koydugu kistaslara gore savunabilecegi urunleri anlatiyor zaman zaman, daha cok bilgilendirme amaciyla. Her turlu ureticiden bagimsiz, iradesi kendisine, kimseye borclu harcli olmadan, emegi ve alin teriyle okunmayi hakediyor. Son ornek de Girit'ten: http://komsudapiser.blogspot.com/2006/05/bir-badem-iecei-sumada.html . Iste bir dolayli pazarlama ornegi. Yaziyi hazirlayanin tek istedigi paylasmak. Okuyan herkes memnun, yepyeni bir urun tanidigi icin, yazan da memnun, kendine ait bir aniyi yaziya dokup paylasabildigi icin. Urunun ureticisinin haberi yok bu iletisimden. Tesekkurler Papatya, zahmet edip bizimle paylastigin icin.
.
Blog araciligiyla pazarlamayla ilgili bir iki link daha. Daha profesyonel hareketleri merak edenler icin:
.
http://www.pazarlamadunyasi.com/Desktopdefault.aspx?tabid=182&ItemId=122&Rtabid=37

http://216.239.59.104/search?q=cache:mBBBJJLAhaYJ:inet-tr.org.tr/inetconf11/bildiri/39.doc+pazarlama+arac%C4%B1+olarak+blog&hl=tr&ct=clnk&cd=3

1 comment:

Su said...

dun buralardaki bi alisveris merkezine gittik ve oturduk biseyler yiyorduk ki kafami nereye cevirsem bir marka, bir yazi, bir reklam gordugumu fark ettim. bak fark ettim diyorum, bunlara hep bakip bakip gormezmisim demek ki ama kafamda biyerlere gereksiz bilgi olarak isgalci birlik vaziyetinde giriyordu bunlar. Nir'e soyledim; "tabiki su, burasi bir alisveris merkezi" diye bir cevap verdi. sanki ben bilmiyorum. sonra senin bu yazin geldi aklima, eve gidince yazicam dedim. internette ordan oaraya dolana dolana anca yazdim iste.
anxio diyorum baska bisey demiyorum :)