20051117

poacaciya acik tesekkur

Arada bir olan yine oldu: saatlere sigmayan bir calisma temposu pesimi birakmiyor ve bu defa uzun surecek gibi. Boyle yogun gunlerde musli-sut karisimini kasiklayacak 45 saniyem bile olmadigindan sabahlari, afyonum patlamadan derler ya hani, ofisin sokagindaki poacacida acarim gozlerimi. Elimde 40 kurusum hazir, hem de kuruslar yeni, pastanedeki cocuga hic bakmadan gunun ilk gunaydini ve uzatilan bir isaret parmagi: "su susamlilardan bi tane!". Sonra ofise cikar, gunluk maillere daldirirken gozlerimi, pakete uzanip bir isirik, sonra bir-iki isirik daha.. gun akip gider iste... Bugun de hersey ayni sirayla gerceklesti, poaca paketini actim, elime degisik birsey carpinca gayri ihtiyari baktim pakete: O-da-ne-oyle! minincik 2 adet maydanozlu peynirli lokma sandvicler, poacanin uzerine cikmis beni bekliyorlar. Iste surpriz diye buna derim ben arkadaslar... bugun guzel bir gun artik, beklesin efendim, dubaideki o mimar da beklesin, ben once mini-sandviclerimi yiyecegim. Yerken de bana bu surprizi yapan o benzersiz poacaci insanin suratini hatirlamaya calisacagim. yarin sabah ugrarken hatirini da soracagim, hatta belki adini..
Bazen o sansli insanlardan biri oluyorsunuz iste... Ve hayat hem basit hem bos gorunuyor.

2 comments:

Basak said...

Güzelmiş.
:)

Özgül said...

hic umulmiyan bir anda yapilan ufacik basit ve bir okadarda degerli sürprizler insani nasil sevindiriyor ve mutlu ediyor degilmi?
Hosuma gitti ;)
Sevgilerimle